YAZDIR
Önceki Sonraki
Apaçık ortada olanın algılanamayanı ve Gaybın hakikati. (Evvel Âhir Zâhir Bâtın, HÛ'dur!)
Gizli,ortada olmayan,algılanamayan.
"Bâtın", gördüğünün algılayamadığın yanıdır!.
Yani, Zahir, Batın, Evvel ve Ahir diye bildiğin hep "O"dur!.. Bunlar, gerçekte TEK bir şeydir!.. Yani, zahir ve batın diye iki ayrı şey yoktur!.
"Musevî meşreb" olanlar ise tenzih ağırlıklı müşahede hâlindedirler. "Bâtın" ismi varoluşlarında ağırlıklı olduğu için, Hak'kı her şeyin bâtınında, özünde müşahede ederler ki, bu "neyi görsek, özünde Hak'kı müşahede ederiz" cümlelerine yol açar. Elbette ki bu görüşte "Tenzih" esası ağırlık kazanır.
İlmi bâtın ise, melekût âlemi ile ilgili ilimlerin toplu adıdır!.
"Bâtın", neresinde "Zâhir"in?? "Zâhir", neresinde "Bâtın"ın?. "Zâhir" ile "bâtın" arasındaki sınır nerededir? Bilelim ki, "Bâtın"ı, bir mekân olarak düşünmek, son derece yanlıştır!.. "Bâtın", mekân olarak, "zâhir"in ötesinde veya ardında; ya da bir başka boyutta değildir! "Bâtın", gördüğünün, algılayamadığın yanıdır!.
Kurân'ı Kerîmde "Allah" isminin geçtiği yerleri ya "Zâhir" ismi yönünden değerlendirmemiz gerekir olayı deşifre etmek için, ya da "Bâtın" isminin işaret ettiği anlam yönünden. "Allah affedicidir" dendiği zaman, kişideki açığa çıkan "affetme" özelliğinden söz edilmektedir. Bu "Bâtın" ismi yönünden bir açığa çıkış özelliğidir.
www.allahisimleri.org
Önceki Sonraki