YAZDIR
Önceki Sonraki
"HÛ'vAllahulleziy la ilahe illâ HÛ"!
İster vahiy yollu gelsin, ister bilinç yollu üzerine eğilinsin, algılanan her "şey"in hakikatinin derûnu... Öylesine ki; Ekberiyet tecellisi sonucu önce "haşyeti", sonucu olarak da "hiç"liği yaşatır ve bu yüzden de O'nun hakikatine erişilemez! "Basîretler ona ulaşmaz!" Mutlak bilinmezliğe ve kavranılmazlığa işaret ismidir! Nitekim "ALLÂH" dâhil tüm isimler "HÛ"ya bağlı geçer Kurân'da! "HU ALLAHu EHAD", "HU'ver Rahmanur Rahıym", "Hu'vel'Evvelu vel'Ahıru vez'Zahiru vel'Batın", "HU'vel Aliyyül Azıym", "HU'ves Semiy'ul Basıyr" ve Haşr Sûresi'nin son üç âyeti gibi! Bu arada şunu da bir diğer okunuş şekli itibarıyla fark ederiz ki, isimlerin öncesindeki "HÛ" ismi işaretiyle önce tenzih vurgulaması yapılır, sonra da söz edilen isimlerle teşbihe işaret edilir. Bu da hiçbir zaman gözden kaçırılmaması gereken bir işarettir.
"Külle yevmin Huve fi şe'n" (55/29) âyetinde, dikkat ederseniz "HÛ" ismi var.. "ALLAH" ismi geçmiyor!. "HÛ" ismi, cüz'ün özündeki Teklik boyutu değil mi?.. İşte O, Teklik boyutu, her an cüz'lerdeki tasarrufu oluşturmakta.. Oluşumun kaynağı O!..
"HÛ" nun mânâsı; Çokluk görüntüsünün ardındaki, Öz'deki Teklik boyutudur..
İşte Arapça'daki ""HÛ" kelimesi, varlığın özündeki bir boyutsal öteliğe işaret eder; niteliksiz ve niceliksiz bir yolla!.
Sayısız "nokta"ların Hâlik"i olup; "nokta"lar indinde "nükte" olan "HÛ"!?
İlminde "nokta"dan yarattıklarını, hayal hammaddesiyle var kılan "HÛ"!?
Ve bütün bunlardan "GANÎ" olana işaret eden, "HÛ"!..
Soru:
-Şehâdet, "HÛ"ya bağlanırsa, o şehâdetin izahı yapılabilir mi?.. Şayet yapılamaz ise Allah nasıl şehâdet eder?..
Cevap:
-Şehâdet kesrete ait bir kavramdır... Kesret sûretlerinden şehâdet etmektedir... "Atan bendim" deki gibi..." HÛ" ya yapılmayan şehâdetle tenzihiyet olmaz.
Soru:
-"Abduhû ve Rasûluhu", yani Abdullah ve Rasûlullah dediğimizde, "Hû" isminin kulu ve Rasûlü olmakla Allah isminin kulu ve Rasûlü olmak arasındaki anlam farkı nedir...
Cevap:
-Birisi Allah'ı Hüviyetinde bulmayı anlatır... Öteki, Allah ahlâkıyla ahlâklanmış olmayı... "HU" kelimesi, Kurân'da, sabit tek bir mertebeye değil, içinde geçtiği konunun mahiyetine göre, değişik mertebelere işaret eder.
Âyet sonundaki bu tanımlama daima "HÛ" denerek Allah adıyla işaret edilenin tenzih yönüne; Esmâ adıyla da teşbih yönüne işaret ederek OKU'yanda tevhid bakışını oluşturmak amacını gütmektedir Allahu âlem. "HÛ" dan sonraki, pek çok âyette geçtiği üzere Türkçedeki noktalı virgül anlamındadır, bize göre.
Mutlak Zât'a işâret.
HÛ: ismi, hüviyeti Zât'a işaret eden isimdir ki birçok yerde önce "HÛ" denerek hüviyeti Zât'ın âlemlerden ve tüm mânâlarla kayıtlanmaktan berî olduğu vurgulanır, sonra O'nda açığa çıkan bir özelliğe işaret eden isim belirtilir, sözü edilen konuya bağlı olarak
www.allahisimleri.org
Önceki Sonraki